Wednesday, March 19, 2014

Blooger Bazaar'a Özel Ürünler

23 mart pazar gününe çok az bir vakit kaldı.Zaman daraldıkça bendeki heyecanda artmıyor değil.Neyi nasıl koysam,nerede sunsam gibi fikirler kafamın içinde gezinip duruyor.
Malumunuz başka bir işle daha uğraşıyorum.(Bilmeyenler için kendime ait olan cafe/restaurant işletiyorum)Buradan pek ayrılmadığım için tasarım yapma işine fazla vakit ayıramıyorum.Yapabilmem için ya erken çıkmam yada sıfır aktivite/sosyalleşme ile yaşamam gerekki benim gibi her programa koşarak giden bir gezginci için imkansız bir yaşam biçimi.
Bu sebeple eskisi kadar üretken olamiyordum ki Blogger Bazaar'a katılmayı kafaya koyana dek.
Bende şöyle bir çözüm buldum.Akşamları evde cantamı hazırlarken kullanacagım boncukları iğne iplik herşeyi hazırlayıp gelmeye başladım işe.Kendi işimdeki yoğunluğun az olduğu zamanlarda ofisime çekilip Muks Store için çalışmaya başladım.
Ortaya çıkanlardan son derece mutluluk duyuyorum.
Umarım sizde beğenirsiniz.

Hatırlatma:)
23 MART PAZAR GÜNÜ SAAT:11.00 'DE KAPILARI AÇIYORUZ.
LUTFİ KIRDAR'DA GÖRÜŞMEK ÜZERE:)

HATIRLATMA 2 :)
Ürünleri satın almak  facebook sayfamı inceleyin
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.560645513986131.1073741826.183362078381145&type=3

Beden,fiyat,sipariş bilgisi almak için mugemepa@gmail.com'a mail atabilirsiniz.
















Saturday, March 15, 2014

BLOGGER BAZAAR İCİN GERİ SAYIM BAŞLADI


23 Mart pazar günü 5.cisi düzenlenecek olan Blogger Bazaar etkinliği için geri sayım başladı.
Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapılacak olan etkinlikte bende yer alıyorum.Yani ilk defa bir etkinliğe katılıyorum.Hem bu sebepten hemde yeni ürünlerimi sizlerle paylaşacak olmaktan dolayı inanılmaz heyecanlıyım.
Saat 11.00 ile 18.00 arasında yolu düşen/düşmeyen herkesi bekliyorum.
Standıma gelince neler alabilirim diyorsanız biraz ürünleri hatırlayalım :)

Tabi sizlerle paylaşmadığım yeni ürün çeşitlerimide bulabilceksiniz.Ve tabi çok daha fazlasını....

















Tuesday, November 12, 2013

Ona veda ederken ..


Bizim evde kendimi bildim bileli hep bir hayvanimiz olmustur.Uzun yillar baliklarimiz vardi.Son ediyle büdü kaplumbaglariniz oldu.Kisa bir donem kopegimiz vardi daha sonra calindi.Kusum vardi 2tane.Sonra birgun bir kedimiz oldu.O gune kadar hic sokakta 'ayy bu ne tatli kedicik'diye gezdigimi pek hatirlamam.(simdi ise gördüğüm her kediciğe dokunup seviyorum ve imkan oldukça besliyorum)Ama oldum olasi severim iste hayvanlari.Hatta saniyorum insanlardan daha bile cok seviyorum ve aciyorum.Cunku onlarla ayni dili konusamiyoruz.Onlar acikinca yada usuyunce caresizler.Bize mahkumlar.Hepsi guzel ve masumlar.
2003 eylulde Prensesi buldugumuzda bacagi kirikti.(Bu ismide annem koymuştu ben nekadar karşı çıksamda)Sanirim biri tekme attigi icin kirilmisti.Ufacikti avcumun icinde sigicak kadar.Bacagi duzeldikten sonra bir hata yaptik ve cok erken yasta kisirlastirdik.Ozamanki veteriner malesef bu konuda aceleci davrandi.Belli bir yasa kadar kisirlastirmamak gerekiyormus.Neyse bizim Prenses zamanla kilo almaya basladi.Kilo ile birlikte hep bir sorunlar cikiyor ortaya.bagirsaklar duzgun calismiyordu.seker hastasiydi.birde evde herkes sıgara içtiği için akçiğerleride temiz değilmiş.(böylede etkileniyormuş yani hayvanlar)En sonda kanser oldu.8ay once gecirdigi ameliyattan sonra tam iyilesiyor derken yaralari tekrardan acildi ve 2.ameliyata alındığında birkac dakika kalbi durmus ve geri gelmis.Hastalikli bir kedimiz oldgunu kabullenip bununla yasayalim derken  zamanla icerdeki kotu huylu tumor yayilmis ve 1 hafta once bacagini kesmek zorunda kaldik.3 secenegimiz vardi 1-ya bu sekilde kabullencez yasayacak ama kanayan yaralari ile aslinda olume terkedicez,2-ya tekrardan riske atip ameliyat olucak %50sansla yasayabilir yada ameliyat masasımda kalıcak,3-yada uyutarak acılarıma son vericez.
En mantıklısı 2.secenek gözüktüğü için zaman bacağı alındı fakat bünyesi sadece bu geceye kadar dayanabildi.Saat 23.16 idi veteriner aradığında.Solumum yetersizliğiymiş.'Malesef Müge üzgünüm'dedi.
Son kez görmeye gittim onu.Yatışı,burnu gözleri bakışı..Onu nekadar sevdiğimi söyleyip öptüm güzel patilerinden sıkısıkı.Sanırım 5saattir aralıksız olarak yaşlar boşalıyor gözümden.Gözümü kapatamıyorum işin kötüsü.
İlk kaybettiğim hayvanım değil.Hatta aileden bile verilen kayıplarımız oldu.Ama sevdiğim birini birdaha göremeyecek olmak cok acı malesefki.Ve şuan ta içimde kocaman bir şekilde hissettiğim bir acı.
Biz birbirinizi çok severdik.O beni çok ayrı severdi hatta.Onunla birlikte büyüdüm ben.Çok asabi bir kediydi aslında.Eve yabancı girmesini hiç sevmezdi.10 yıl boyunca ona dokunabilen bir annem bir benimdir.Ben işten dönümce odasından çıkar ve direk kucağıma atlardı.Kalkmadığım sürece oda öle saatlerce uyurdu.Geceleri yanıma gelip gırrgırrr sesler çıkartarak patisini üzerime koyardı.Bazende yorgan içine girip kafasını yastığıma koymuşluğu bile var.Birşeye canım sıkkın olup ağladığımda gelip yüzümü yalardı eşşek..
Çok sanslıydı.Mutlu yaşadı.Adına yakışır şekilde yaşadı ve umarım gittiği yerde mutlu olur.
Şimdi evde kalan diğer 2kediminde onun gibi uzun ama sağlıklı yaşamaları tek dileğim çünkü bunu kaybetmemin acısını hayvan sahibi olmayan birinin anlayacağını sanmıyorum.
Seni seviyorum güzel Prensesim.Sen ailemizin bir parçasıydın.Huzur içinde uyursun inşallh ve gittiğinde yerden hep içimizde taa kalbimizin en derinlerinde olucağını görürsün.





 

Wednesday, August 28, 2013

Halluks Valgus / Ayak baş parmağı / Bulyon Ameliyatı

Uzun uzun zamandır işlerden dolayı bir bloğum olduğunu bile unutmuştum.Şimdi uzun uzunn bir yazıyla geri dönüşümü yapmak istiyorum :)

Aslında uzun zamandır var olan ama kendisini büyük bir acı ile ortaya çıkartan ayak baş parmağımın yanında çıkan kemikleri aldırdım.

Hikayemi baştan sonra yazacağım için bölüm bölüm ayırıyorum.İster baştan sonra isterseniz merak ettiğiniz yerden okuyun diye:)

1-Kemiklerin ortaya çıkma sebebi 
Bu sorun çağımız bayanlarının aslında ortak sorunudur.Sivri burun ayakkabılar,düz babetler,yüksek topuklar bu kemiğin ortaya çıkmasındaki en önemli faktörlerdir.Bende hem sivri burun ayakkanı aşığı hemde bir topuklu tutkunu olarak bu kurbanlardan biri oldum.
Benim hikayem daha doğrusu hatam lise dönemine dayanıyor.Ozamanlar Timberland modası vardı okullar arasında.Kareli eteklerimizin altında baklavalı coraplarımızla pek havalı dururlardı.E bende tabiki bir tane almıştım fakat istediğim renkte kendi numaram olmadığı için bir numara küçük almış ve onu yıllarca giymiştim.Yürümeme engel değillerdi rahatlardı da fakat parmaklarımı içinde hep kıvrık şekilde tutardım.Nerden bileyim o parmakların deformasyona uğrayacağını.
Sonraki hatam ise iş hayatına atıldıktan sonra oldu.Kendi aile şirketimiz olan restaurantın işletmeciliğini yapıyorum.Yaşlısı genci bir sürü müşterim var.Bende topuklularımı giyip ortada çıtıpıtı gezmeyi çok sevdiğimden ve uzun süre ayakta durmak zorunda kaldığımdan o topukluların acısını akşamları eve gelince beynimde hissetmeye başladım.
Bundan önce arada sırada şişen sonra kaybolan kemiklerim artık kendi yerlerini edinmişlerdi.Ve artık spor ayakkabı,yagmur botu ve ugg içinde bile hissediyordum.
Öyleki evde yalın ayakken bile acısını hatırlattığı oluyordu.

2-Doktor araştırması ve önerdikleri yöntemler
Artık canıma tak etmişti.Bir gün iş yerinde oturup internetten bu nedir böyle nasıl geçer diye araştırmalar yaptım.Okuduğum her yazı,mail attığım her doktor bundan kurtulmanın tek yolu ameliyattır diyordu.Benki daha önce hiç ameliyat olmamış biri, hele ki hastahane ortamlarından nefret eden biri tıpış tıpış doktor doktor gezdim.
Hepsi farklı yöntemden bahsetti
- kemiği kırıp ekrar yerleştirmek
- Bir civi ile yukardan parmağı monte etmek
- en eskisi olan törpülemek ( ki yeni nesil doktorlar bunu kullanmayı tercih etmiyorlar)

Bu yöntemlerden sonra ayağıma kar botu gibi (daha çok uzay botunu andırıyor) birşey giyip 2 hafta evde dinlenme,mümkün olduğu kadar az yürüme,sonrasinda 2 ay kadar Kifidis denilen çirkin terlik ve 6 ay kadar ortapetik ayakkabılar diyeceğimi söylediler.

Tamam dedm içime sinen bir doktora.Ameliyat için tarih alındı.Ama içime sinmeyen çok şey ve korkularım vardı.Öncelikle o ayaklarımın üstüne basamama fikri beni korkutuyordu.Sonra o çirkin botlarla bu sıcakta ne yapacaktım.(Kışın yapılması tercih edilmeyen bir süreç bu) Sonra o kifidis denilen cirkin terlikleri ne ile kombinleyecektim :)
2 hafta evde olma fikri ise beni çıldırtıyordu.Ben evde oturmayı sevmem arkadaş.Ben bütün gün köpekleri gibi çalışim sonra gezim tozim içim sıçım sabah yine kalkar işemi giderim kafasında yaşıyorum.
Ameliyata birgün kala aradım ve hazır olmadığımı söyleyip iptal ettim herseyi.

3-Çayma süreci ve sonrası
Ogün oturup bütün ayakkabılarımı tektek eledim.Bu rahatsız-Bu çok güzel ama acıtıyor-Bunlar benim bebeklerim ama bunlarda acıtıyor diye diye bir çoğunu verdim bir çoğunu yatağımın altına gömdüm.
Zaten az gelmişti.Oh parmak aralarını takar rahat rahat gezerim dedim.Öylede yaptım.Yaklaşık 6 aydır toplasan 4 kere topuklu yada üzeri kapalı babet tarzında ayakkabı giymişimdir.
E şimdi Eylül geldi çattı.Kış ile aynı ızdırap kapıda demekti.

2 hafta önceydi sanırım.Kendisi kadın doğumcu olan çok iyi çok sevdiğim bir müşterim,ablam ayak kemiklerinden ameliyat olmamı çok çirkin gözüktüklerini ve bunun bir hastalık olup şimdi olmazsam 70 yaşında bile illaki olucaksın dedi.
Bak dedi - ayağının üstünde küçücük bir dikiş izi gösterdi.-Benimde vardı aldırdım gitti dedi.Anlattıda anlattı.Hemen sana randevu alıyorum dedi.Yok ablacım istemiyorum hazır değilim falan derken hop birgün sonraya aldı.E gösterim bari dedim

4-Prof.Doktor Nişan Nişan ile tanışma
Ertesi gün annemde benimle geldi ve doktora gittik.Nişan nişan bey amcam tatlı tonton yaşlı ama belliki işinin ehli dediklerinden.Çok hızlı ama çok net konuşuyor.
Kolay dedi.Kesicem törpü yapıcam kapatıcam bir gün yatıcan sonra yürüyerek çıkıcan.Bir hafta süren war.Şimdi yaptım yaptım yoksa Eylülde ben şehir dışındayım.Eylülden sonrada bu ameliyatı riske atıp yapmam.Ne kar botu ne terliği istediğini yapta dedi :)
Onada tamam dedim.
Bir hafta sonraya randevuleştik.Bu sefer içim çok rahattı.

5-TAA TAMMM! 21 AĞUSTOS 2013 ! KEMİKLERE ELVEDA YAŞASIN AYAKKABI ÖZGÜRLÜĞÜ ! 
Ameliyattan önce çirkin kemikli ayaklarımı son kez çektim.

Saat 9 gibi Şişli Osmanoğlu Hastahanesindeydim.Kan tahlili fln derken saat 11 gibi bana hemşirenin narkoz verişini hatırlıyorum.Gözümü açtığımda saat 12.30du.Ayaklarım sargılı bir şekilde yatıyordum.Ogün gelen giden arayanlar fln böyle bölük çörçük hatırlıyorum.İnternette okumuştum bu ameliyattan çıkınca ağrısından çığlık atanlar oluyormuş falan.Bende ufak sızıdan başka birşey olmadı.Zaten hep kolumdan ilaç verdiler.Sadece bir gün yattım ve sabahına çıktım.
Bu ameliyattan sonraki halim.Şirinlerin ayaklarına benzetenler oldu :) 27 yaşına gelip hala ayısına (adı kirli) aşkla bağlı olan ben utanmadan onunla gittim oraya:)

Yemekten sonra bir muzurluk yaptık ve abim oda kapısını kitleyip bir sıgara yakıp bana verdi.Sadece 3 fırt aldım ama nası keyif anlatamam :)Yakalansak bizi atabilirlerdi bence:)

Buda sabah hastahaneden çıkmadan önceki mutluluk pozum :)

6-Eve Çıktıktan Sonraki Süreç

Bugün tam birhaftam doldu.Eve çıktığımdan beri kendi başıma yürüyebiliyorum.Tabi koşar adımlar ile değil.Küçük ve hafif topallar gibi.Öyle çok büyük ağrılarım olmadı.İçten hafif sızlıyor arada ama oda doğal yani kocaman kemikler kesildi az buz değil.
Zaten düzenli içtiğim ağrı kesiciler ise mükemmeler.5gün boyunca sadece havuz başına indim.Otellerde verilen havlu terlikleri giydim.Ayaklarımı dışarı sarkıtıp hergün duş alabiliyorum.
Bu fotoyu dün çektim.Parmaklarımın arasındaki tamponları çıkardım ve dilediğim parmak arası ile çıkabiliyorum.2 hafta kadar üzeri bantlı ayakkabı giymicem dikişlerime gelmesin diye.E zaten son bir haftam kaldı.O parmağımdaki küçük bandaj ne derseniz eğer-o parmağımın üstündede küçük bir kemik dışarı çıkmak için beni zorluyordi sevgili doktorumun o derttende kurtardı beni.
Yarın ise işimin başına dönüyorum.

Kocakarımsı bir laf olucak ama eğer o gün restauranta gelen ablam bana böyle emrivaki yapmamış olsaydı ben hala korktuğum için bu işi erteliyor olucaktım ve kışın yine aynı dertten kafamı duvarlara vuruyor olucaktım.Okadar rahatladımki.Şimdi nekadar belliler fotodan bilmiyorum ama resmen bebek ayağı gibi orada bir çıkıntı yok artık.

Bu yazı umarım bu dertten yana yakınan bir çok hastanın dermanı olur :)
Doktorum bu işte gerçekten çok başarılı.Etrafımda daha önce başka diğer yöntemle kemik aldıranlar beni görünce şaşırıyorlar.Hatta sokakta ne olduğunu merak edip soran insanlar bile.
Bir sorunuz / danışmak istediğiniz birşey olursa bana yazabilirsiniz hertürlü yardımcı olmak isterim :)

Şimdi ise uzun zamandır elimin gittiği ama alsam bile giyemeyeceğim için hep bakıp bıraktığım bebeklerimle tanıştırmak istiyorum sizi.İlk fırsatta kendilerinden bir çift edineceğim.Akıllanmadın mı hala demeyin ? Aşk böyle birşey :)








Wednesday, November 21, 2012

İnstyle Yaka'larımı Öneriyor ve Son modelleri Paylaşıyorum :)

InStyle.com Moda bölümünde Yakalarımı okuyucaları ile buluşturdu .

Kısa olarak bu işe nasıl başladığımı,nerelerde nekadar sattığımı ve ne tarz yakalar yaptığımdan bahseden haberin yanında birde bolca görsele ulaşabilirsiniz.

Haberin devamı için

http://www.instyle.com.tr/mugenin-yakalariyla-tanisin/13523


Valla inanılmaz mutlu mesut oluyorum böyle haberler gördükçe yaptıklarım beğenildikçe dahada fazla şeyler yapasım geliyor.ilaç gibi yani :)

Ayrıca yeni bir yer ile anlaşmak üzereyim ve bu markayı bilmeyen duymayan öyle diyimde biraz merak yaratım :) Şimdilik sır gibi saklıyorum ama yakında bomba gibi dönmüş olacağım :)


Bu güzel haber üzerine biraz son yaptığım yakalardan paylaşım yapıyorum.
İşte son modeller :)
Lidyana'da satışta!

http://www.lidyana.com/tasarimcilar?manufacturer=455


Lidyana'da satışta! :)

http://www.lidyana.com/tasarimcilar?manufacturer=455

Bu yaka tamamen özel sipariş üzerine yapıldı :)
Sizde istediğiniz yakayı bana tarif ederek sipariş verebilirsiniz :)
Bu yakayıda kendisini tanımadığım ama sürekli konuştuğumuz için artık tanımış kadar olduğum çok sevgili blogger arkadaşı Burcu Kuran için yaptım :)






Buda son favorim :)

Lütfen fikirlerinizi benimle paylaşın çok çok önemli geri dönüş almam :)
Şimdiden teşekkür ederimm




Eldivenler İndirimlr.com'a haber oldular :)

Güzelmi güzel bir haber daha :)
Deri eldivenlere yaptığım zımbalar ses getirmeye yavaş yavaş başladı.
Bütün fırsatları tek bir sitede görebileceğiniz ayrıca benimde takipcisi olduğum www.indirimlr.com bugün hem blogunda hemde facebook sayfasında benim eldivenlerimden bahsetmiş :)
Ben resmen bir online shopping hastası olduğum için bu site can gibi :) Markafoni,Trendyol,Morhipo gibi sitelerin kampanyalarına tek bir sayfadan ulaşabiliyorsunuz.Ayrıca diğer siteler gibi bir bedel ödemeden kampanya kuponlarını kullanabileceğiniz ve siteler arası mekik dokumadan hepsini bir araya toplayan iyi bir site :)
Örnek vermek gerekirse http://www.indirimlr.com/ak/trendyol/ linkine tıklayarak fikir sahibi olabilirsiniz.
E böyle reklama bende böyle reklam yaparım :)

Bugünki habere gelirsek...Sitenin birde blogu war..
Yazının devamı için Tık Tıkk!!

http://indirimlr.blogspot.de/2012/11/zmbal-eldiven-clgnlg.html

Ayrıca facebook sayfasındanda güncel olarak takip edebilirsiniz.

http://www.facebook.com/Indirimlr




Monday, November 5, 2012

Zımba Çılgınlığı Eldivenlerde

Aslında ben hala çok şeyler yapıyorum ama 2 ay önce çalışmaya başladım ve bu yüzden bütün gün evde oturup çalıştığım ve internetin her an elimin altında olduğu o dönem geride kaldı .Nerde ne yaptığımı merak eden var ise kendi aile şirketimiz olan restaurantların yeni Nişantaşı subesinin İşletmesini yapacağım ve bu yüzden şimdilik eğitimdeyim diyebiliriz.Ayrıca sabahlarıda MSA'da profesyonel cafe/restaurant işletmeciliği kursuna yazıldım.

Neyse bu yoğun tempoda sabah okul sonra iş sonra ev..eve gelince yakaydı yeni tasarımlardı derken böyle nasıl geçip gittiğini anlamadığım bir hayatın içinde buldum kendimi :)

Araştırmalarım sonucunda ve birazda yaratıcılığıma güvenerek yine farklı bir tasarımla burdayım :)


Bu sezonun en göze çarpan zımbaları biliyorsunuz ki elbiselerde ayakkabılarda çantalarda ve şimdi kendi tasarımım olan eldivenlerdee :) 

Eldivenler çok yakında Modapik'te online olarak satışa çıkıyorlar.Yok ben denerim görmeden almam diyorsanız da Bağdat caddesi Quqla mağazasına uğramanızı tavsiye ediyorum :)

Sipariş ve fiyat bilgisi için bana mugemepa@gmail.com'a yazabilirsiniz.
Ayrica fikirleriniz benim için çok önemli.İyi-kötü hepsini bekliyorum :)

GC11

GC12

GC13

GC14

GC15

GC16

GC17